Yas ve İktidar
Mart 15, 2026
Baskı Dönemlerinde Tiyatro
Mart 27, 2026

Tiyatroda Kitle Psikolojisi

Yazar: Caner Özdemir

Tarih: Mart 27, 2026

Röportaj: Orhan Aydın – Tiyatro Oyuncusu

1 – Tiyatro tarihsel olarak kitleleri harekete geçiren bir araç oldu mu?

İnsanlık tarihinde tiyatronun kitleleri harekete geçiren sayılı örnekleri var ama benim en çok ilgimi çeken tarihimizin ilk oyunculuk merkezi olmuş Teos Antik Kenti’ndeki toplumsallaşmış olaydır. Teos halkı denizcilik ve şarapçılıkla uğraşan mutlu bir halktır. Ancak üzüm bağlarının ve denizciliğin birtakım zenginlerin güdümünde olmasına ve her gün sömürünün artarak bir zulüm haline dönüşmesine, fısıltıyla da olsa ses çıkaran bazı söylentiler oluşur. Ege adalarından gelip buraya yerleşen ve kendi kolonilerini kuran oyuncular, bu durumdan rahatsız olur ve ortaklaşıp Deniz-Şarap-Sömürü çarkını anlatan bir oyun oynarlar. Bu bir şarkılı-danslı aydınlanma eşiğidir ve oyun duyuldukça üzüm üreticileri ile balıkçılar tiyatroyu doldurmaya başlarlar. Sonunda olan olur ve halk sömürü çarkını değiştirecek birlikte üretme, birlikte tüketme ve ürünlerin birlikte pazarlanmasında ortaklaşıp zulmü ve sömürüyü yenerler. Masal gibidir.

Anadolu coğrafyasında ise ne yakın zamanlarda ne şimdilerde böylesi bir örnekleme yoktur. Ancak elbette tiyatro karanlığın ortasındaki ışıktır ve sahneler o ışığın kaynağıdır. Haksızlığı-hukuksuzluğu yere çalar, birlikte yaşamayı-dayanışmayı kışkırtır. Ülkemin dünü bu saptamaların örnekleriyle doludur. 

2 – Politik baskı dönemlerinde tiyatro salonları nasıl bir psikolojik işlev görür?

Politik baskı dönemleri özellikle ülkemizde önce sanatı ve sanatçıları ötekileştirip düşman ilan eder. Dünyada ve ülkemdeki tüm gerici darbeler dönemi, bu tür sancılar ve ağır düşmanlıklarla anılır. Yasaklar, oyuncu ve yaratıcıları tutuklamalar, tiyatroların kapılarına mühür çakmalar, bu dönemlerin değişmez uygulamasıdır. 12 Mart ve 12 Eylül karanlığından içinde benimde olduğum onlarca örnek vermek mümkündür. Ancak sanat, insanlığı bu zulme hep direnmiş ve seyirci bu direnişe her zaman ortak olmuştur.

3 – Tiyatro, kolektif belleğin korunmasında nasıl bir rol oynar?

Tiyatro birlikte yaratılan bir sanat alanıdır. Yazarı, yönetmeni, oyuncuları ve her tür tasarımcısı önce neyi nasıl yapacaklarında ortaklaşırlar. Elbette uygulayıcının özgürlüklerinin önünü açarak. Bu kolektif ruhun, sanat alanındaki en belirgin örneğidir.

4 – Tiyatro, otorite figürlerini çözmek için bir laboratuvar olabilir mi?

Tiyatro sanatı bilimdir. Tüm sanat alanlarından, edebiyattan, felsefeden, insanlığın kazanımlarından, dünden ve gelecekten beslenir. Oyun denen bazı müsamereler, elbette bunun dışındadır. Değiştirmek, akıl zenginliği yaratmak ve çağa tanıklık bir görev olarak görüldüğünde elbette laboratuvar gerçekliği temeldir. Otoritenin tüm figürleri sermayeden kolluk kuvvetlerine, baskı ve zulüm gören emek dünyasına, yoksulluğa, doğa, hayvan ve kadın hiçlenmesine ayna tutmak bir görevse, bu aynayı kırıp parçalamak da bir görevdir. Laboratuvar, bu görevin biçimini oluşturmak için her tür çalışmanın ortaklaşa yapıldığı bir yaratım süreci olarak düşünülmelidir. Oyuncunun beden diliyle metnin uyumu ve bu uyumu şekillendiren estetik anlayış, kuşkusuz titiz bir araştırmanın meyvesi olmalıdır.

5 – Bugün tiyatro, kitle psikolojisini dönüştürme potansiyeline hâlâ sahip mi?

Maalesef değildir. Umutları karartılmış toplumlar küçük sevinçler peşinde koşarlar. Baskının, dayatmanın, yasakların olduğu coğrafyalarda örgütlenmemiş, kendi çıkarı peşinde koşan bireylerin özgürleşmesidir istenen. Kendi ininde, kendi yalnızlığında ve çaresizliğinde… Burada aşk yoktur, barış yoktur, mutluluk hiç yoktur. Birlikte yaşama, birlikte geleceği kurma düşü yok edilmiştir. Kapitalizmde sanat ve tiyatro , yalnızca bir eğlence alanıdır ve o da paranın padişahlığına teslim olmuşsa, çıkış kendiliğinden tıkanmıştır. Paketlenir, etiketlenir ve bir meta haline dönüştürülür. Çıkışsa dün olduğu gibidir. Gerçeğin izinde, ortak ve mutlu yaşanacak bir geleceğin kurulması için dayanışarak üretmek. Karanlığı aydınlatacak tek güç bu dayanışmanın yakacağı ışıkta gizlidir.

Tiyatroda Kitle Psikolojisi
Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır. Bu web sitesini kullanarak Veri Koruma Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Daha fazla oku

Psikopolitik Dergi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin