Yazar: Psikolog İrem Gök

Demokrasi ile yönetilen toplumlar, yönetime geçecek kişileri oy verme ile belirlerler ve böylelikle siyasal yaşama katılım sağlarlar. Seçimler, halka siyasal katılma şansı verdiği için önemlidir. Demokratik yönetimlerde politik güven, siyasal katılım ve demokrasinin istikrarı için çok önemli bir faktör olduğu çeşitli çalışmalarla ortaya koyulmuştur (Marien ve Hooghe, 2011; Riet ve Stekelenburg, 2022). Araştırmalar sonucunda yüksek politik güven düzeyi olan toplumların yasalar ve kurallarla daha işbirlikçi olduğu, yöneticiye daha fazla otorite verdiği ve siyasal katılımlarının daha yüksek olduğu görülmüştür (Riet ve Stekelenburg, 2022). Bununla birlikte demokratik toplumlarda yurttaşların siyasal sisteme yönelik tutumlarında önemli bir dönüşüm gözlenmektedir. Siyasal partilere, siyasetçilere ve siyasal kurumlara duyulan güvenin azalması; siyasal elitlerin kişisel çıkarlarını öncelediği düşüncesinin yaygınlaşması ve siyasal süreçlerin yurttaşların taleplerini yeterince temsil etmediği yönündeki kanaatler, siyasal sinizm kavramına işaret etmektedir.
Mevcut Düzene İnançsızlık
Sinizm, genel tanımıyla, umutsuzluk içinde güven ve samimiyete inanmayan insanların düşünce yapısıdır. Bu düşünce yapısının siyasal alana yansıması ise siyasal sinizmdir. Siyasal sinizmin çeşitli nedenleri vardır. Bunlar genellikle politik güvenin azalması, ülkenin içinde olduğu ekonomik krizler ve siyasi skandallar olarak sıralanabilir. Ayrıca desteklenen partinin seçim kazanamaması da siyasal sinizme yol açabilmektedir (Değirmenci, 2014).
Şenel’e göre sinizm, eşitsiz toplumsal düzenin ve bu düzenin meşrulaştırdığı değerlerin reddine dayanır. Söz konusu tepki, sisteme mesafeli olma ve yabancılaşmanın yanı sıra, mevcut düzeni yapıcı bir şekilde eleştirmek yerine onun vaat ettiği maddi ve kültürel çıktıları küçümseme stratejisiyle kendisini gösterir. (Şenel, 1995 akt. Sesli, 2022). Bu yaklaşım siyasal alana taşındığında, siyasal sinizmin, siyasal kurumlara veya siyasetçilere duyulan güvensizlikten öte mevcut düzenin adaleti sağlama ve kamu yararına yönelik çalışma kapasitesine yönelik sorgulama anlamına gelebilir.
Bu bağlamda siyasal sinik tutum, birey ve siyasal sistemin vaat ettikleri ile yaptıkları arasında uyumsuzluk algıladığında ortaya çıkmaktadır. Bu uyumsuzluk siyasal katılımdan çekilme ya da mevcut siyasal düzeni değiştirmeye yönelik alternatif katılım biçimlerine yönelerek katılımı arttırmaya sebep olabilir. İki tutum arasındaki fark değişim ihtimaline ilişkin inançtır.
Dönüşen Siyasal Katılım

Türkiye örneğinde siyasal katılım oranının geleneksel ölçütü olarak seçimlere katılımda her zaman yüksek oranlar görmekteyiz. En son yapılan 2023 seçimlerinde katılım oranı %87,04 ile son yılların en yüksek katılım oranı olarak kayda geçmiştir (Yüksek Seçim Kurulu, 2023). Bu durum da vatandaşların siyasal sürece ilgisinin yüksek olduğu şeklinde okunabilir. Diğer taraftan, Türkiye’de politik güven ve kurumlara olan güven oranları son beş senede, OECD verilerine göre (2025) %39,8’e gerilemiştir. Kısaca Türkiye hem katılımı yüksek hem de güveni düşük bir örneklem olarak karşımıza çıkar. Türkiye’deki çeşitli siyasal sinizm araştırmaları; siyasete, siyasetçilere ve kurumlara yönelik tutumlarda orta düzeyin üzerinde bir sinizm, güvensizlik ve keskin bir siyasi kutuplaşma olduğunu ortaya koyan bir tablo sunar. Çalışmalarda ilerleyen yıllar boyunca seçimlerin adilliğine dair inancın azaldığı görülmektedir (Clancy vd., 2024; Erdoğan ve Akçakaya, 2026; Aytaç ve Çarkoğlu, 2015).
Türkiye’de siyasal sinizmin en güçlü belirleyicisi desteklenen partidir. Sol siyasal görüşe sahip partilere (CHP, TİP, TKP, DEM vb.) yakın hissedenlerde sinizm puanları anlamlı şekilde daha yüksek, kurumlara güven ise düşüktür. Bu tablo farklı görüşlerin siyasal sistemi tamamen farklı gerçeklikler üzerinden değerlendirdiğini göstermektedir (Erdoğan ve Akçakaya, 2026; Windecker, Vergioglou ve Jacob 2024).
Sinizmin ve güvensizliğin yoğun olduğu bu atmosferde, katılım oranları nasıl olur da kritik bir düşüş göstermemektedir?
Oy verme davranışı, bireyin kontrol algısını yeniden kazanmasını sağlayan psikolojik bir mekanizma işlevi görür. Siyasete duyulan güvensizlik artsa dahi belirli bir siyasi parti veya liderle kurulan kimliksel bağ (literatürde parti özdeşleşmesi), seçmenin sandığa gitme motivasyonunu korumaktadır (Taylor, 2015 akt. Sesli, 2022). Toplumsal ve siyasal alandaki keskin kutuplaşma parti özdeşliğinin siyasal katılıma olan itici gücünü arttırmakta olduğu söylenebilir.

Siyasal sinizmi yüksek olan seçmen grubu, yani sol ideolojiye yakın gruplar, oy vermenin katılım işlevini dönüştürür. Sandığa gitmeyi bir onaylama aracı yerine mevcut yönetimi uyarmanın, cezalandırmanın ya da olumsuz gidişata karşı gelmenin bir yolu olarak kullanır. Maliyet fayda odaklı bakış açısında ise oy verme düşük maliyetli bir katılım mekanizması olarak karşımıza çıkar (Aytaç ve Stokes, 2019). Dijital çağ ve siyasi aktörlerin dijital çağa verdikleri değişim tepkisiyle siyasal katılım, konu odaklı, dinamik ve oldukça maliyetsiz hale gelmiştir. Yeni siyasal katılım dinamikleri sayesinde oy kullanma davranışı pekişebilmektedir (Başçı, 2025). Bununla beraber siyasal katılımı geleneksel oy verme eylemiyle düşünmenin ötesine geçmek gerekir. Dijital çağda değişen siyasal katılım mekanizmaları, mevcut yönetime karşı kolektif bir eylem amacı taşır. Bu durum, siyasal sinizm ile katılım arasındaki ilişkiyi incelerken oldukça önemli bir çelişkiyi ortaya çıkarır.
Sonuç
Kurumlara ve siyasetçilere karşı derin bir güvensizlik veya inançsızlık besleyen sinik bireyler, geleneksel katılıma ilgisizlik duysalar bile dijital mecralarda oldukça aktif, eleştirel ve organize bir katılım sergileyebilmektedir. Bu nedenle demokratik katılımın ölçümünde yalnızca oy verme gibi geleneksel katılım biçimlerine odaklanmak, siyasal sinizmin ürettiği yeni katılım biçimlerini görünmez hale getirebilir. Bu durum da siyasal sinizm tartışmalarına paradoksal olarak sinik bir bakış açısı kazandırabilir.
Özetle, Türkiye demokrasisinde gözlemlenen düşük güvene karşılık yüksek katılım tablosunda, sinik düşüncenin beklenildiği gibi bir geri çekilme yaratmadığına, aksine katılımın niteliğinin ve amacının dönüştürüldüğüne dikkat çekilmelidir.
Kaynakça:
Aytaç, S. E. ve Stokes, S. C. (2020). Ne değişir ki?: Seçimlere ve protestolara katılımı yeniden düşünmek (B. E. Aksoy, Çev.). Koç Üniversitesi Yayınları.
Aytaç, S. E. ve Çarkoğlu, A. (2015). Haziran 2015 seçimlerine giderken kamuoyu dinamikleri [Sunum slaytları]. Koç Üniversitesi Saha Araştırmaları Merkezi. https://media-cdn.t24.com.tr/files/20150506015156_20150505232435_ali-carkoglu 2015-secim-arastirmasi-sunum-4.pdf
Başcı. G. (2025). Sosyal Medyanın Siyasal Katılımı Etkilemedeki Rolü. Malatya Turgut Özal Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Dergisi, 6(2), 286-312.
Clancy, L., Poushter, J., & Ramones, S. H. (2024, October 16). Turks lean negative on Erdoğan, give national government mixed ratings. Pew Research Center.
Değirmenci, N., & Kaya, B. (2016). 2014 Başkanlık Seçim Sürecinde Gençlerde Siyasal Güven Ve Sinizm: Genç Diyojenlerden Genç Vatandaşa. Toplum ve Demokrasi Dergisi, 9(19), 109-125. https://izlik.org/JA44MY64TA
Erdoğan, G., & Akçakaya, N. (2026). Siyasal sinizm ile ilişkili faktörler: Nepotizm, güven, katılım ve memnuniyetsizlik üzerine bir araştırma. Olgu Sosyoloji Dergisi, 5(1), 36-52. https://doi.org/10.58632/olgusos.1884675
Marien, S., ve Hooghe, M. (2011). Does political trust matter? an empirical investigation into the relation between Political Trust and support for law compliance. European Journal of Political Research, 50(2), 267–291.
OECD (2023), Trust in public institutions, Government at a Glance 2023
Sesli, M. (2022). Siyasal sinizm: Sinikler, sinik düşünce ve yaşam tarzı. S. Kahraman (Ed.), Siyasal yazılar: Siyasal kavramlar ve terimler üzerine tetkikler içinde (ss. 581-598). Eğitim Yayınevi.
Yüksek Seçim Kurulu. (2023). 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanı seçimi istatistikleri. Van’t Riet, J., ve Van Stekelenburg, A. (2021). The effects of political incivility on political trust and political participation: A meta-analysis of experimental research. Human Communication Research, 48(2), 203–229. https://doi.org/10.1093/hcr/hqab022
Windecker P, Vergioglou I, Jacob MS. Living in Different Worlds: Electoral Authoritarianism and Partisan Gaps in Perceptions of Electoral Integrity. British Journal of Political Science. 2025;55:e44. doi:10.1017/S0007123424000863


